Hizmetler

Kuryenin Tarihi

İnsanların ilk çağlardan itibaren beliren en önemli ihtiyaçlarından başta geleni haberleşmedir. Bunun için de ateş yakma, duman, ses işaretlerinden, davul, boru, düdük gibi bütün imkânlardan faydalanılmaya çalışılmıştır. Bunlar için kararlaştırılmış şekiller uygulana gelmiş ve iletişim sağlanmıştır. Bunun için hayvanlar ve özellikle de güvercinler kullanılmıştır. Bir çok ses ve işaretler ile anlaşma ve iletişim kurma yöntemlerini geliştirmesinden sonra da bunun kayda alınması ve daha sonraki nesillere aktarılması ve ispatının olması için de yazı icat edilmiştir. Yazı da çevredeki imkânlara göre taşa, çamurdan parçalara, ağaca, madeni levhalar üzerine, kâğıda yazılmıştır. Haberleşmenin tarihi, insanlık tarihi kadar eski olsa da iletişim, küreselleşen ve gittikçe küçük bir köy halini alan dünyamızda eskisinden de daha önemlidir. Ne var ki haberleşme için önce konuşmak, bunu çeşitli vasıtalar ile başkalarına aktarmak, bir de yerleşik olmak asgari koşullardır.

Kuryeler .

Konuşmaların yazı ile ifade edilmeye başlaması ilk kez Sümer' de ve Eski Mısır' da gerçekleşti. Finikeliler ve Romalılar bugünkü alfabeyi oluşturdular. Sümerliler çivi yazısını, Mısırlılar hiyeroglif yazıyı, Romalılar Latin yazısını kullandılar. Kalıcılığın ve sonsuzluğun ya da bir başka ifade ile ölümsüzlüğün sırrı olan yazılı kültürün gelişmesi ve bugünkü anlamda bir yerden bir yere iletilebilmesi oldukça önem kazanmaya başlayınca iletişimin belki de en önemli adımı olan posta-kurye taşımacılığının temelleri atılmaya başlamıştır. Haberleşmenin nerelerde, ne şekilde, nasıl, ne ile, kimler arasında yapıldığının öğrenilmesinin yolu da magazinsel tarih yazarı veya popüler tarihçiler olarak kabul edilebilecek olan Eski Yunan haberleşmesi Halikarnasus' lu (Bodrum' lu) Heredot' un, Asya' daki haberleşme Venedikli tüccar olan Marko Polo' nun, Anadolu haberleşmesi ise Seyyah Evliya Çelebi' nin eserlerinden geçmektedir. Dünyaya hükmetmek üzere yola çıkan imparatorların, padişahların, komutanların, firavunların, kralların ilk yaptıkları iş en uç noktalarla haberleşme kanallarını kurmak, açık tutmak ve her türlü gelişmeden, değişmeden, dinamizmden haberdar olmaktır. Başka bir ifadeyle, iktidar olmanın, hükmetmenin yolu baştan aşağıya her kesim ve olaydan haberdar olmaktan geçer diyebiliriz. Bunu Cengiz Han, Atilla, İskender, Kanuni Sultan Süleyman, Fatih Sultan Mehmet, Atatürk gibi dünyada söz sahibi olmak isteyenler tüm liderlerde gözlemek mümkündür. Posta ve kurye-postacıdan söz etmek gerekirse, bilindiği kadarı ile ilk Firavun' un Başbakanı olan Numchoren' in piramidinde bir vazo bulunuyor, vazo üzerinde Firavun' a papirüsten yapılma mektubu Firavun Amenofis' e (M.Ö. 1438) sunarken saygıyla eğilmiş bir kurye-postacı görülüyor ve bu figür dünyadaki ilk posta hizmetini anlatan belge olarak kabul ediliyor. Vazonun üzerindeki firavun normal ölçülerin çok üstünde iken postacı-kurye oldukça küçük çizilmiş, bunun sebebi, firavuna o dönemde tanrı gözü ile bakılması imiş. Bu araştırma sonucunda görülüyor ki, sözü edilen dönemde Asurlular ile Mısırlılar savaş halindeymiş ve Asurluların Mısır sınırlarına saldırdığı haberini bu postacı-kurye getirmiş. Yani ilk posta hizmeti devlet işi için kullanılmıştır. Firavun Menegtahs (M.Ö. 1224 - 1204) ise kurye-postacıların yollarını saptamış ve taştan yollar yaptırmıştır. Bu dönemde kurye-postacıların en önemli görevleri gece - gündüz yalınayak koşarak haber taşımak, hatta bundan da önemlisi Nil' in su seviyesinin Firavun' a iletilmesiymiş. Asurlular da, Kraliçe Samramet' in yaşadığı M.Ö. 2000' li yıllarda, orduya postacılar - kurye alınarak itibarlı görevlere getirilirken, yine aynı yıllarda Anadolu' da yaşayan Hititler kurye-postacıları diplomatlardan seçiyorlar ve posta-kurye hizmetlerinden ancak krallar, aileleri, din adamları, komutanlar okur - yazar olduklarından yararlanıyorlarmış, halk ancak yazıcılar kanalıyla bu haktan yararlanabiliyormuş. Asur başkenti Ninive' de bulunan kırık tabletlerde kurye-postanın ticari amaçlarla da kullanıldığı saptanmıştır. Ancak M.Ö. 2000 yıllarında yaşayan Babillilerde devlet işlerinin yanında özel kurye-postaların kullanılmaya başladığı belgelerden biliniyor. Babilde posta-kurye işlerinde kil tabletler kullanılmış. Bu kil tabletler içerisinde aşk mektuplarına rastlanılmış, fakat en talihsiz yanı tabletlerin açık olarak yazılması, pişirilmesi sonunda da herkes tarafından okunması üzerine gizlilik olması düşüncesi ile bu kez de zarflar hazırlanarak üzerlerine adresleri yazılmış, bunlarda mektuplar gibi pişirilmeye tabi tutulmuş. Yine ilk özel posta teşkilâtı da Babilliler zamanında oluşturulmuştur.

Kuryenin Vasiyeti


Eski Yunan' da ise posta-kurye memurları oldukça önemli bir yerde tutmuşlardır. Çünkü gerek Yunan' da gerekse İran' da kurye-postacılar hizmetlerini yayan olarak yerine getirmekteymişler. Yolda giderken veya gelirken de yabani hayvanların, soyguncuların tehditleri altındaymışlar, bu nedenle de kurye-postacılar hizmetlerine başlarlarken vasiyetlerini bırakarak yola çıkarlarmış. Bu vasiyetlerde de genelde oğullarının kendilerinden sonra postacı-kurye olmalarını isterlermiş, bunun temel nedeni de, kurye-postacının güvenilir kişilerden seçilmesinin gerekliliği, ölmesi muhtemel kurye-postacıların da en çok kendi yetiştirdikleri çocuklara güvenmeleri, itibarlı bir mesleğin babadan oğula geçmesini istemeleriymiş. "Maraton" a Doğru İlk Maraton Koşusu Persler, İsa' nın doğumundan 512 yıl önce, büyük bir ordu ve donanma ile Yunanlılar' a ait Limni ve Kiklad adalarını işgal ettiler ve ileride Yunanistan' a karşı yapacakları savaş için bu adalarda üs kurdular. Persler, milâttan önce 490 yılında, tüm güçleriyle önce Yunan Yarımadası' na saldırdılar ve Atina' ya doğru ilerlemeye başladılar. Stratejik önemi yüksek olan ve Atina' ya yalnızca 42 kilometre uzaklıkta bulunan "Maraton" adlı bir yerleşim merkezine geldiklerinde, buradaki durumu Atina' ya kadar hiç durmadan koşarak ileten asker Euchidas haberi Atina' ya ulaştırmış ve varınca da yorgunluktan ölmüştür. Bu haber üzerine Atinalılar, başlarında başkomutanları Miltiyad ile birlikte ile birlikte Maraton' a gittiler ve Persler' le savaşarak onları ülkelerinden kovdular. Ülkesini düşman tehlikesinden korumak için insanüstü bir güç gösteren bu genç adam ve onun kahramanlığı, uzun yıllar dillere destan oldu. Tüm ülkelerde yapılan "Maraton Yarışları" ise, bu kahramanın ve onun kahramanlık destanının bugüne ulaşmış bir uzantısıdır. Bu olay inşaat mühendisi Filonides' in heykeline ilham kaynağı oluşturarak günümüze kadar gelmiştir. Dikkat edilirse uluslar arası yarışmalarda tüm koşularda rekorlar ve rekor denemeleri mevcutsa da, maratonlarda en iyi derece söz konusudur.Avrupa' da haberin sistematik olarak yayılmaya başlaması 16. yüzyılın başlarına denk düşer. Bu gelişme, okumasını bilen, geleceğini ve servetini etkileyecek her türlü haberi arayan bir halkın ortaya çıktığı İtalya' nın, Almanya' nın ve Hollanda' nın ticari merkezlerinde görüldü. Kaynak da Venedik' ti ve sözü edilen kent Akdeniz' in önemli ticari merkezlerinden birisi idi. Doğu' nun lüks malları, baharatı Avrupa pazarlarına bu kentten dağılıyordu. Bu ticari rolünün yanı sıra Venedik, Batı' yı tehdit eden Osmanlı İmparatorluğu' na karşı bir tür karakoldu. Hem ticaret hem de güvenlik açısından önemli ve stratejik bir öneme sahip olan bu kentte tüccar mektupları ve diplomatik mesajlar ile gelen haberler sızdıkça, becerikli kişiler bunları el yazmaları halinde çoğaltarak yayıyorlardı. Yayılma İtalya ile sınırlı kalmıyor, Almanya' ya kadar uzanıyordu. Bu dönemde gelen ve yayılan haberler iş adamlarının daha çok kâr amaçlı idi ve haber dağıtımı oldukça pahalı hatta Venedik' ten Roma' ya gidecek bir haber için ödenen ücret üç kişilik bir ailenin bir yıllık ekmek ihtiyacına eşitti. Haberin yayılması, habere ilginin artması yanı sıra başka gelişmelerle de desteklendi. Bunlar arasında devlet postasının artık belirli bir düzenle işlemesi söz konusu idi. Fransa ve İngiltere 15. Yüzyıldan itibaren kurye-postayı hiç olmazsa belirli merkezler arasında bir düzende işletiyorlardı. Aynı yüzyılda Gutenberg' in hareketli harfler ile matbaayı geliştirmesi hemen olmasa bile elle çoğaltılan haberlerin basılması imkânını ortaya çıkardı. Bunun yanı sıra kâğıt ve mürekkep gibi baskı için gerekli unsurların da gelişmeye başlamasını eklemeyi unutmamak gerekir. ...”

En Genis Yelpaze

MsM Kurye ,müşteri odaklı hizmetlerinde tam bir esneklik sağlamakta ve taşımacılık sektörünün her alanında müşterilerine hizmet vermektedir.

0216 352 58 62 nolu telefonumuzdan çağrı merkezimizi arayarak ,hizmetlerimizle ilgili geniş bilgi alabilirsimiz.

Türkiye'de Kurye

Gerek çalışan kurye personeli açısından, gerekse işletmecisi açısından güçlüklerle dolu olan Kurye (motorlu kurye veya moto kurye) ve Dağıtım sektörünün Türkiye?de ilk başlangıcı 1989 yılıdır. İngiltere?den esinlenerek Türkiye?de faaliyete geçildiği bilinmektedir. Kuryecilik sektörü aslında çok büyük bir boşluğu doldurarak o zamana kadar sunulmamış ve gerçekleştirilmemiş olan taşıma biçimini dağıtım sektörüne ya da daha geniş anlamda Lojistik sektörüne kazandırmıştır. Sektör Türkiye?de faaliyete başlayana kadar, sektörün müşterileri ya da ihtiyaç duyan firmalar ihtiyaçlarını büyük oranda kargoculuk sektöründeki firmalardan hizmet alarak yürütüyorlardı. Ancak günümüzde çok kıymetli olan ?zaman? açısından düşünüldüğünde çözüm isteyen firmalar için çok da avantajlı olmadığını bugün rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu nedenledir ki kargoculuk sektörü dahi günümüzde bu durumun farkına varmış ve müşterilerine daha fazla zaman kazandırmanın yollarını aramaya başlamışlardır. Kuryecilik sektörünün en büyük avantajı müşterisine sağladığı ?zaman? avantajıdır. Kuryecilik sektörü kargoculuk sektörü gibi birkaç günde teslimat yerine birkaç saat içerisinde hatta mesafeye göre dakikalar içerisinde teslimat hizmetini getirmiştir. Tabii bu hizmeti ancak şehir içi gönderiler için geçerli olabilmektedir. Sektör bu hizmeti yerine getirebilmek için de kendi donanım, araç ve ekipmanını belli bir standarda oturtmuştur. Asgari anlamda bu hizmetin verilebilmesi için gerekli olan bir motosiklet, işi yapabilmesi için gerekli eğitimleri almış bir kurye personeli, müşterilerin gönderilerini muhafaza edecek veya onları sağlıklı bir şekilde koruyabileceği yeterli büyüklükte kurye çantası ve açık havada kurye personelini dış etkenlerden koruyacak kıyafetlerdir. Asgari anlamda bu donanımlar tamamlandığında hizmetin yerine getirilebilmesi için şartlar hazırlanmış olur. Kuryecilik sektörü makalemize başlarken de belirttiğimiz gibi çalışan açısından zorluklarla dolu bir sektördür. Oldukça riskli bir meslektir. Çünkü kurye personeli motosiklet kullanmaktadır. Sektörün aslında yoğunluğunun İstanbul gibi büyük bir şehirde olduğunu ve İstanbul?un trafik sorununu da düşünecek olursak aslında ne kadar meşakkatli bir iş yapmış olduklarının farkına varırız. Sadece trafik ile de değil bir diğer önemli faktör hava şartları. Çünkü kurye personeli mesaisini sürekli açık havada ve motosiklet üzerinde geçirmektedir. Kışın gerçekleşen hava şartlarında ve yağışlı havalarda inanılmaz zorluklarla mücadele etmektedirler. Kuryeler kendilerini korumak için gerekli ekipmanları sağlamış olsalar da kötü ve yağışlı havalarda yoğun trafikte çok dikkatli olmak zorundadırlar. Her günlerini motosiklet üzerinde çalışarak geçirmeleri doğal olarak kaza yapma risklerini de arttırmaktadır. Peki sektör hizmeti nasıl yerine getirmektedir? Kısaca bu konuya da değinelim. Kuryecilik sektöründeki firmalar, hizmet sundukları müşteriyi ikiye ayırmaktadırlar. Bunlar Abone Müşteri ve Peşin Müşteri?dir. Kurye firması Abone Müşterisine fiyat avantajı sunarak sürekli kendisi ile çalışmasını istemektedir. Aslında abone müşteri kuryecilik sektörüne daha fazla oranda ihtiyaç duyan firmalardır. Sektöre ihtiyaç duyan firmalar sektördeki bir kurye şirketine abone olarak gerek fiyat avantajından yararlanmakta gerekse sürekli aynı firma ile çalışarak birbirlerini tanımaktadırlar. Aslında abone müşteri olan firma büyük oranda aynı yerlere gönderi yapmakta bu da kurye firmasının avantajı haline gelmektedir. Aynı adreslere yapılan gönderiler olduğunda gidilecek adresin bilinmesi veya daha önce gidilmiş olması zamanla yarışan kurye firması için büyük avantaj sağlamaktadır. Çünkü kurye firması için her dakikanın önemi vardır. Kurye firmaları genel olarak şu şekilde işlerini yürütmektedir. Müşteri gönderi talebini kurye firmasına telefon ile iletir. Müşteri Hizmetleri tarafından alınan gönderi talebi aynı anda Operasyon Birimi tarafından görülür. Operasyon Birimi müşterinin ilgili talebini kurye personeline ulaşarak iletir. Ve kurye personeli ilgili gönderiyi almak üzere müşterinin adresine yönelir. Müşterini adresine ulaşan ve gönderiyi teslim alan kurye Operasyon Birimi?ni bilgilendirir. Operasyon Birimi?nden aldığı talimata göre ya başka bir müşterinin gönderisini almak için yönlendirilir ya da üzerinde yer alan gönderiyi teslim etmek için ilgili adrese yönlendirilir. Bir diğer unsurda kuryenin bulunduğu bölgede uygun bir yerde bekletilmesi durumudur. Üzerinde aciliyeti olmayan gönderiler bulunan kurye uygun bölgede bekletilerek diğer müşterilerinden çıkması muhtemel gönderi taleplerini bekler. Yeni talep gelirse o gönderileri de alır ve aynı yönde yer alan gönderilerini ondan sonra teslim etmeye başlar. Sektör bu hizmeti yerine getirirken artık teknolojinin getirdiği faydaları da sonuna kadar kullanmaktadır. Kuryecilik sektörünü kullanan müşteriler artık gönderi taleplerini kurye firmalarının web sayfalarından online olarak iletebilmekte, daha önce yapmış oldukları gönderilere ait raporlarını alabilmektedir. Gönderileri teslim olduğunda kendilerine de bilgilendirme e-posta?ları gitmektedir. Zaman ilerledikçe, teknoloji geliştikçe birçok sektörde sunulan hizmetlerde değişiklikler olmaktadır. Bu değişimler bazı sektörleri kısıtlı olarak bazı sektörleri ise kökten etkilemektedir. Değişime ayak uyduranlar ayakta kalmakta, değişime karşı çıkanlar ise önce küçülmekte ve zamanla da yok olmaktadırlar. Bu durum kuryecilik sektörü içinde farklı olmayacaktır.